Hanan üç yaşına bastığında
Adı Hanan — hem kızımın adı, hem de Kur'an'da geçen bir merhamet ismi. Üç yaşına bastığında onu camiye götürmeye başladım… ve bu hikâye oradan başladı.

Başlangıç
Camiye doğru küçük adımlar
Namazda yanımda durur, beni taklit ederdi — eğildiğimde eğilir, secde ettiğimde secde eder, duyduğunu tekrar ederdi. İnsanın içini ısıtan bir an. Ama ona taklitten fazlasını istedim: anlamasını, sevmesini, ezberlemesini — üç yaşındaki bir çocuğa uygun bir şekilde, kitapla ya da dersle değil.

Doğru aracı her yerde aradım — bulamadım. Ya ucuz ve kısa ömürlü, ya ruhsuz pahalı bir ithal, ya da kimsenin incelemediği bir içerik.
Üçünü bir araya getiren bir şey istedim: çocuğuma yakışan kalite, güvenilir ve incelenmiş içerik ve anlayacağı bir dil — Kur'an'ın dili Arapça ve İstanbul'daki evimizin dili Türkçe.
Karar
Bir fikirden… bir seccadeye
Bulamadım, o yüzden kendim yapmaya karar verdim — sıfırdan. Kumaşları kendim seçtim, her düğmeyi ve her sesi tasarladım, içeriği uzmanlara inceletim ve Hanan'ın annesi gibi bir anneyi ilgilendiren her ayrıntıyı düşündüm: dizlerinde yumuşak, ellerinde güvenli, kulaklarında net.

Yıllarca dayanan kumaşlar
Kaymaz tabanlı yumuşak kadife dokusu, zararlı madde içermez, yılların oyununa dayanan dikiş.
İncelenmiş içerik
Uzmanlarca incelendi — ailelerin güvenebileceği, doğru bir dilde hareketler ve dualar.
İki dil, buradaki bir çocuk için
Kur'an'ın dili Arapça ve Türkiye'deki Müslüman çocukların dili Türkçe — anladıkları ve sevdikleri bir ses.
Ve her seccadede bir emanet
İlk günden niyetimize koyduk: her satıştan bir payı Filistin'deki — özellikle Gazze'deki — kardeşlerimize ayırmak. Çünkü bir namazla başlayan bir hikâye, seccadenin ötesine geçen bir emaneti hak eder.
Bizim evimizden sizinkine
Hanan bugün güvenle namaz kılıyor. Onun için yaptığımızı, Rabbine doğru ilk adımlarını atan her çocuk için yaptık. Bu bizim hikâyemiz — umarız sizinkinin de bir parçası olur.
Seccadeyi keşfetMohammed — Hanan'ın babası